📢 Saat 13:00’e kadar verilen siparişler aynı gün kargoya verilir!
1250TL üzeri ücretsiz kargo
Türkiye'nin İlk ve Tek Nitelikli Türk Kahvesi sitesi
📢 Saat 13:00’e kadar verilen siparişler aynı gün kargoya verilir!
1250TL üzeri ücretsiz kargo
Atatürk ve Türk Kahvesi

Atatürk ve Türk Kahvesi

Belgelenen hatıralara göre, ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Türk kahvesine bayılır ve uzun süren savaş hazırlıkları boyuncakarargahında günde on fincandan fazla kahve içermiş. Sade ve az şekerli kahvenin yanı sıra sütlü kahveyi de tercih eden Atatürk’ün içtiği kahvelerin fincanları çoğu yerde hatıra olarak saklanıyor. Bunlardanbir tanesi de Galatasaray Lisesi'nde bulunuyor. Anadolu Kulübü'nüziyaret esnasında kahvesini içip beğendikten sonra ahilik kültürünü yaşatan Gül Kurukahve’den istediği bilinmektedir. 1993 yılında manevi kızı Ülkü Adatepe, kullanmış olduğu fincan modelini “galeriset” ile tekrardan tasarlamıştır.

Yemekle çok arası olmayan Atatürk’ün kahvesiz bir anı olmadığıbirçok sözlü ve yazılı kaynaktan bilinir. Günde on beş ila yirmi fincanaralığında kahve içen Atatürk, sabah kahvaltısının arkasından koltuğuna geçerek bir fincan sütlü kahve eşliğinde gazeteleri okuyarakgüne başlarmış. Gittiği her seyahatinde kahve her zaman ilk tercihi olmuştur. Özellikle Yemen kahvesini tercih eden Atatürk, şeker yokluğunda kahvesini şekersiz olarak içermiş. Ama Türkiye’de şeker yetişmeye başlayıp şekere daha rahat ulaşıldığı dönemlerde kahvesini orta şekerli olarak tüketmeye başlamış. Ömrü savaşlarda geçen Atatürk’ün,Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanan kıtlıktan dolayı nohut kahvesini de tükettiği bazı kaynaklarda belirtilmiştir.

Türk kahvesine olan tutkusu Atatürk’ün çalışma arkadaşları tarafından bilindiği için yurt içi seyahatlerinde yaveri, gidilen yerde kahve bulanamayabilir endişesiyle çiğ kahve, kavrulmuş ve öğütülmüş kahve ile cezvesini mutlaka yanına alırmış. Kendisine “Ne içersiniz?” diyesorulmadan hemen kahvesi getirilirmiş. Bir gün yurt içi seyahatlerinden birinde bir kasaba ziyaret edilmektedir. Kaymakamlık odasında Atatürk ve heyetine kahve yapacak görevli gelip kahvelerini nasıl alacaklarını sormuş ancak onlarca kahve siparişini almasına rağmen herhangi bir kâğıda not almamıştır. Bu olayı fark eden Atatürk, kahve yapacak görevliye dönerek “Onlarca kahve siparişi aldın ama hiçbir yere not almadın. Kahveleri nasıl yapacağını nereden bileceksin?” diye sormuştur. Kahveci ise “Paşam sen az şekerli içiyorsun onu biliyorum ya, bu yeter! Gerisine ne versem içer.”

şeklinde cevap vermiştir.Hayatının sonuna kadar kahve tutkusundan vazgeçmeyen Mustafa Kemal Atatürk’ün içtiği son kahvenin hikâyesi de çok hüzünlüdür. 1938 yılında hayatını kaybeden Atatürk’ün o dönemlerdeki yakın dostlarından biri olan yazar Falih Rıfkı Atay, Çankaya adlı yapıtında şunları yazıyor:

“Gazi, 29 Ekim 1933 tarihinde, yani Cumhuriyet’in kuruluşunun onuncu yılında hastaydı. Halsizliği gözle görülür bir hal almıştı. Sabahlara kadar süren sofra sohbetlerinin eski neşesi kalmamıştı. Hayatının hiçbir devresinde hiçbir şeyden şikâyetçi olmamış bu sarışın adam, günbegün karşımızda eriyordu.7 Eylül 1938 günü Prof. Dr. Fiessinger, Dolmabahçe Sarayı’nda Atatürk’ü muayene ettikten sonra kendisine şöyle der:

‘Görüyorum ki, önerilerimi pek dikkate almıyorsunuz. Oysa sıhhatiniz her şeyden önemli. Sigarayı azaltmış olmanız çok memnuniyet verici ancak yanında lütfen kahve içmeyin. Şu anda sizin için bir fincan kahve, bir kadeh alkolden daha büyük tehlikedir. Lütfen kahve içme alışkanlığından vazgeçelim.’Tamam Doktor, siz nasıl istiyorsanız öyle yapalım. Ama son kahvemi birlikte içmeyi teklif ediyorum size.’Emriniz olur.’Biraz sonra kahveler gelir, biri şekerli diğeri şekersizdir. Gazi,

doktorla sohbet ederek kahvesini içer. Bu kahve, Atatürk’ün hayata veda etmeden önce içtiği son kahvedir. Doktor saraydan ayrıldıktan hemen sonra manevi kızı Sabiha Gökçen Hanım, nöbetçi doktordan izin alarak Paşa’nın odasına girer. Gazi, onu görür görmez hemen yanına çağırır.

‘Gel Sabiha, gel çocuk. Sana bir sır vereceğim.’ ‘Emredin efendim.’ ‘Şu masanın üstündeki kahve fincanını görüyor musun?’‘Evet, efendim.’‘İşte o benim içtiğim son kahve… Profesör Fiessinger kahve içmemi kati surette yasakladı.’Sabiha Gökçen Atatürk’ün içtiği son kahvenin fincanını alaraktelvesi ile saklamış, vefat etmeden önce de yazar Eriş Ülker’e hediye etmiştir.